Telefon: +90 264 8881999-2405 - E-mail: info@theembryologist.net TR / EN

Blog

 Anasayfa / Blog / TESE nedir? Kimlere önerilebilir? Sonuçları nasıl yorumlanır?

TESE nedir? Kimlere önerilebilir? Sonuçları nasıl yorumlanır?

Tarih:16.02.2017 Yazar:Ender Yalçınkaya Kalyan

Testiküler sperm ekstraksiyonu yani kısa adıyla TESE, sperm hücrelerinin üretim yeri olan testislerde sperm üretimi olup olmadığını değerlendirebilmemizi sağlayan cerrahi bir işlemdir. Tabii ki TESE operasyonu kararı alabilmek için belli kriterler var, nedir bunlar; bir göz gezdirelim..

TESE, öncelikli olarak semen analizi sonucunda azospermik olduğu belirlenen erkeklere uygulanmaktadır. Fakat TESE kararı almak için hastanın farklı zamanlarda olmak üzere en az 3 kez semen analizi yaptırmış olmasını öneriyoruz (analizin bu işte uzman tüp bebek veya androloji laboratuvarlarında yapılmış olması da ayrıca önem arzediyor!). Azospermi tanısı koyulmuş hastalar ancak tüp bebek tedavisi sürecinden geçerek çocuk sahibi olabilirler. TESE operasyonu sonucunda sperm üretimi olduğu belirlenmiş hastalarda, özellikle eşinin yaşı gençse ve herhangi bir sıkıntı olmadığı takdirde gebelik oranları oldukça yüksek olmaktadır. Günümüzde sıklıkla özel mikroskoplar altında uygulanan mikroTESE işlemi tercih edilmektedir. Operasyon, hastanın tercihine ve sağlık durumuna göre genel anestezi altında veya lokal anesteziyle uygulanabilir. Bu operasyon için hastalar kendi üroloji doktorlarına ya da tüp bebek merkezlerine başvurabiliyorlar. Ürologlar bu operasyonu tanısal olarak herhangi bir hastane ya da yetkili klinikte gerçekleştirebiliyor ama işlemin bir tüp bebek merkezi bünyesinde yapılması çok daha mantıklı; çünkü sperm hücresi bulunduğu takdirde embriyoloji laboratuvarı tarafından hızlı bir şekilde dondurma işlemi uygulanabiliyor bu şekilde ve dondurulmuş olan bu hücreler daha sonraki bir zamanda tüp bebek sürecinde kullanılabiliyor.

TESE operasyonu uygulanacak çiftler tedavi için başvurduğunda farklı merkezler farklı yollar izlemekte. Kimi merkezler TESE operasyonunu ovülasyon indüksiyonu ile eşzamanlı planlarken (yani, eşlerinde de eşzamanlı yumurta gelişimini başlatırken); kimi ise önce TESE operasyonunu gerçekleştirip sperm çıktığı takdirde dokuları dondurup, daha sonra ovülasyon indüksiyonunu başlatmayı tercih etmektedir. Günümüzde ovülasyon indüksiyonu için kullanılan ilaçlar oldukça pahalı olduğundan ve sperm çıkmadığı takdirde kadınlara boşu boşuna yüksek dozda hormon yüklenmiş olacağından genellikle TESE operasyonu öncelikli planlanmaktadır. Fakat konuyla ilgili bazı istisnalar uygulanabilir. Örneğin, semen örneğinde şiddetli kriptozoospermi (yani; yıkama sonrası sınırlı sayıda sperm bulunmsı) olduğu belirlenmiş olan hastalara doğrudan TESE önermek yerine yumurta toplama günü gerekirse ardışık şekilde sperm örneği vermesi gerekebileceği, şayet yeterince sperm hücresi bulunamazsa aynı gün TESE olabileceği bilgisi embriyolog tarafından verilmelidir. Çünkü bu tip hastalarda TESE'de sperm hücresi bulma olasılığı oldukça düşük olmaktadır. Üretim çok küçük bir odakta gerçekleştiğinden, TESE ve yıkama işlemleri esnasında sınırlı sayıda olan sperm hücresi bulunamayabilir. Bu nedenle ben laboratuvarımda kriptozoospermi durumlarında ilk seçenek olarak her zaman TESE yerine ejakukattan elde edilen spermleri kullanmayı ve opu günü ardışık sperm örneği almayı tercih ediyorum. Ancak toplanan yumurta sayısı kadar sperm hücresi bulumadığım takdirde hastayı TESE'ye yönlendiriyorum.

TESE sadece azospermik hastalara değil, yine bazı istisnai durumlarda da önerilebilir. Peki nedir bu durumlar? Daha önceki bir yazımda sperm dna fragmantasyonundan ve hangi durumlarda önerilebileceğinden bahsetmiştim. Günümüzde sperm DNA fragmantasyonu yüksek olan, daha önce ejakulatla uygulanan denemelerinde başarısızlıkları olan hastalara TESE önermek alternatif bir tedavi seçeneği olabiliyor. Bu tip durumlarda kaynağından alınan spermlerle işlem yapmak tedaviye pozitif katkı sağlayabiliyor.

Ülkemizde TESE dokuları dondurulup hastanın onayıyla beraber yasal olarak 5 yıl saklanabiliyor. Fakat son ÜYTE yönetmeliğine göre,TESE dokularını 3 aydan uzun süre saklamak isteyen hastaların beraberinde DNA profili raporlarının dosyaya iliştirilmesi gerekiyor.

Konuya ilişkin diğer sorularınız için bana yazın lütfen. Sevgiyle kalın..